HAFIZLIĞIN ÖNEMİ

Hamd, kendisinde hiçbir eğrilik bulunmayan kitabı kuluna indiren ve onunla müminleri çok büyük mükâfatlarla müjdeleyip, onu hakkını vererek okuyanlara cenneti vadeden, diriliş gününe kadar da onu korumayı üzerine alan Allah’a olsun ki O: “Muhakkak ki o kitabı biz indirdik ve onun koruyucusu da elbette biziz” buyurmuştur.

 

Hak Teala o kitabı kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde korumuştur. Kim onu ezberlemek suretiyle koruma şerefine nail olursa o, iki cihanda nimet verilenlerdendir. Burada onun korumasının kitaplarda, kasetlerde, satırlarda değil, bilakis kalplerde ve gönüllerde olması gerektiğine işaret vardır. Şayet böyle olmasaydı indirilmiş olanla, sonradan değiştirilip bozukluğa uğrayan birbirine karışırdı. Bilhassa teknolojinin çok geliştiği, basım ve yayın tekniklerinin ilerlediği ve kasıtlı olarak Kur’an-ı Kerim’i tahrif ve hakikate muhalif olarak tevil etmeye çalışan düşmanların sayısının çok fazla arttığı bu asrımızda...

 

İmam Muhammed Abduh der ki: “Eğer Kur’an insanların kalplerinde ezberlenerek korunmasaydı ve bu yolla tevatüren gelmeseydi, müslümanların itibar edeceği bir Kur’an olmazdı, dinleri zayi olur ve ondan hiçbir şey kalmazdı.” Kur’an’ın ezberlenmeden yüzünden okunması bile, bu ameli yapana Allah katında büyük mükâfatlar kazandırır ki, Peygamber Efendimiz(sav)’in birçok hadisi buna işaret eder: “Kim Allah’ın kitabından bir harf okursa onun karşılığında bir iyilik yazılır. İyilikler de on kat fazlasıyla yazılır. Elif-lam-mim bir harftir, demiyorum. Ancak elif bir harftir, lam bir harftir, mim bir harftir.” (İbn Mesut rivayet etmiştir)

 

“Kur’an tilaveti mümin için yeryüzünde nurdur, gökyüzünde ise ona çok sevap yazılır” (Ebu zer rivayet etmişir.) “Kur’an okuyan müminin misali, kokusu ve tadı güzel olan bir ağaç kavunu gibidir.” (Enes r.a. rivayet etmiştir.) Şayet bütün bu hayırların hepsini Allah Teala Kur’anı gece gündüz yüzünden okuyan kullarına takdir ettiyse, sadece okumakla yetinmeyip, en faziletli, en yüksek ve mükemmel dereceye yükselenlerin mükâfatının ne olması umulur ki... İşte o derece Allah’ın kitabını ezberlemektir.

 

Allah Rasulu buyuruyor ki: “Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen kimseye oku ve yüksel denir. Dünyada iken okuduğun gibi oku, senin makamın son okuduğun ayette durduğun yerdir.” (Tirmizi rivayet etmiştir) Yine: “Kur’an hafızının duası kabul olur.” buyurmuştur. (Ebu Umame rivayet etmiştir) Bir başka hadisinde de şöyle buyurur: “Cennetin basamakları Kur’an ayetlerinin sayısı kadardır. Kur’an ehlinden kim cennete girerse ondan daha üstün hiçbir şey yoktur.” (Hz. Aişe’den) “Kur’an hafızları başka gölge bulunmayan günde nebileri ve seçilmişleri ile birlikte Allah’ın gölgesindedirler.” İşte bu meyandaki hadis-i şerifler halis bir niyet ve temiz bir kalp ile Allah’ın kitabını ezberleyen, onu iyice anlamaya çalışan, üzerinde ince ince düşünerek derinliklerine vakıf olan ve onu sürekli okuyup tekrarlamak suretiyle daima hatırında tutan kimselerin kazanmış oldukları yüksek dereceleri bize gösterir.

Kaynak Modern İlim ve Tekniklerle Kur’an’ın Muhafazası Ve Hıfzı- Mustafa El- Hums